Bir Tarih öğretmeni küçükken babasanın Osmanlı'ca yazan kitabına büyük ilgi duymuş ve Osmanlıca'yı öğrenmiş. Hemde bunu tek başına kimseden yardım almadan yapmış. Büyüyünce okuduğu okulda büyük ekonomik sıkıntılara girmiş ve durumu iyi olan arkadaşı;
-Benimle nişanlımın resmini çek demiş.
Tarih öğretmeni çekmiş ve arkadaşı daha sonra arkadaşının yanına gelerek bu fotoğraf çok güzel olmuş ben sana fotoğraf makinesi alacağım sen bununla resim çek ve para kazan demiş. Tarih öğretmenide tamam demiş ama ilk başlarda 3-4 poz yakmış. Başaramamış bir çok kimse fotoğrafları almamış. Bir gün fotoğrafçının teki ona fotoğraf çekmenin niceliklerini anlatmış. Tarihöğretmeni anlamış ve para kazanmaya başlamış. Arkadaşına fotoğraf makinesinin parasını ödemek istemiş fakat arkadaşı sadece yanan pozların parasını almış. Tarih öğretmeni bunla iyi para kazanıyormuş fakat birde vakti olsa. 2 katı kadar daha fazla kazanırdı. Bir gün işte oda olmuş. Osmanlı'ca yazma ve okuma dersinde öğretmen tahtaya kelimeyi yazınca geleceğin Tarih öğremeni;
-Hoca karışmak gibi olmasın ama şunu yanlış yazdınız demiş. Hoca öğrencisine bakmış ve
-Sen bu işi biliyorsun sen benim derslerime gelme demiş.
İşte o saatten sonra para 2'ye katlanmış. Kısaca birgün öğreneceklerimizin nerede nasıl ne işe yarayacaklarını asla bilemeyiz.
0 yorum:
Yorum Gönder